AROS’TA BİR GECE

Artvin-Erzurum Yolu üzerinde bulunan Tortum Gölü‘nü Çocukluğumuzda deniz olarak bilirdik büyüklerimizde öyle bildiğinden o yöreye deniz başı ismini vermiştiler.

Tortum gölünün bitiminden sağa doğru başınızı çevirince, insanı kucaklayacakmış gibi açılan kolları ile başlayan vadi’den girdiğimizde kuytu bir köşeye saklanmış bir dünya harikası ÖŞVANK Kilisesi.

Tarihi değerlere sahip çıkamadığımızdan yapısı biraz harap olmuş ama görkemli, sanatsal yapısıyla bugüne kadar ayakta kalmış ziyaretçilerini karşılamakta. Bu yapının değerimi yeni anlayan köy sakinleri iyi bir şey yapmışlar, gelen ziyaretçilere yorgunluk çayı içirmek için Kilisenin karşısına bir çay ocağı açmışlar, çokta güzel çay yapıyorlar. bu bile önemlidir.

Çay molasından sonra; yılan gibi kıvrılarak dağa doğru tırmanan yoldan öyle bir yere geliyorsunuz ki vakit akşam güneşi batmış, yıldızlar çıkmış ise yıldızları gökte değil bulunduğunuz tepenin aşağılarında seyrediyorsunuz. Tortum gölüne vuran ışıklar yıldızları aşağılara çekmiş gibi gösteriyor.

Sizi karşılayan ormanlar sanki sınırı belirlemiş gibi Artvin il sınırı Kılıçkaya beldesi Ormandibi ( Kirvens ) Köyü sınırındasınız Soğuksudan içmeden gidemezsiniz Ormanın büyülü havasını ciğerlerinize çekerken mevsimi ise ahududu toplamayı unutmayın aracınızla virajları yavaş dönün önünüze birden ya tavşan ya da keçi.

Ormandibi( Kirvens ) ile Bakırtepe ( Tüngas )’ı birbirine bağlayan Ersis mezra Orman yolları tarif edilemeyecek kadar güzelliklerle iç içedir. Göllü mezrada da su üstünde cim gezisi, Mayhoşun pınarında kebabın tadına doyum olmaz.

Orta mezrayı geçersin bathane’nin deresinden geçerken insan içmeden sarhoş olur güzelliğinden mi yoksa yol kenarlarında biten yabani anason otlarından mı bilemeden semyetin serin suyuna kavuşursun.

Semyet,sadabisker seni karşılar kaleboynu. Çayır’larından yukarıya başparmağını kaldırır gibi yükselir ersis kalesi. definecilerin defalarca taciz’ine rağmen ihtişamını korumaktadır. Kaleboynu çayırlarında bin bir çeşit çiçeğin açtığını görüp acep cennet’i ala burası mı? demeyin kalenin eteklenirindeki buz mağarasını iyi bilmiyorsan, kılavuz yoksa yerini arama ya düşersin ya da karşına Ayı çıkar korkarsın.

Gözünü açıp kapayana kadar derler ya nasıl geçtiğini bilemeden gelirsin Aros’a bambaşka bir duygu kaplar insanı; çadırlar kurulmuş yan yana, dostlar kucaklaşır can cana. Misali çadırını kuran diğerine yardım ediyor Biri Bursa’dan Gelmiş diğeri samsun’dan karşı ki İstanbul yanındaki Ankara biri İzmit yanındaki Konya’dan, Kayseriden bu manzara saymakla bitmez. Bayramlaşma buna derler.

Sayın Aydın Karasüleymanoğlu‘nun rahatsızlığı nedeniyle İşadamı, Rahmetli Tahsin YILMAZ! a Yazdığı şiir aklımıza geliyor.

DERTLERE DERMANDIR AROS YAYLASI

—Dost Tahsin Yılmaz’a-

Çıktık virajlarla küçük Aros’a
Kırkgözeden suyu doldurduk tasa
Burada dostluktur en büyük yasa
Can içinde candır Aros yaylası.

Hanımlar pınarı havgüver dağı
Çadırlar yan yana sevgi otağı
Toplumun gelişi doğayla bağı
Her yönden yamandır Aros yaylası

Çamların altında horon tutulur
Festivale bütün köyler katılır
Yıllarca biriken stres atılır
Dertlere dermandır Aros yaylası

Zıvar çayırında yayılır kuzu
Tünges tepesiyle aravar düzü
Yusufeli’nin bu değişik yüzü
Cennette bir handır Aros yaylası

Geçmişi yaşatmak yaygın inançtır
Yaylalar içinde en büyük taçtır
Hastayı dirilten kesin ilaçtır
Hekimden fermandır Aros yaylası

Kalenin boynunu aştığın zaman
Coşkudur sevgidir geride kalan
Burada geçmeyen ömürler yalan
Eşsiz bir alandır Aros yaylası

Hemşeriler eşe dosta duyurdu
Gönüllerde hemen tahtını kurdu
Bulunmaz böyle yer gezsen de yurdu
Bizlere vatandır Aros yaylası

Aydın baba derki Aros’u görmek
Doğa cennetine gönlünü vermek
Aynıdır Kâbe’ye yüzünü sürmek
Tanrıya imandır Aros yaylası

Bu dizelerden ötürü Sayın Karasüleymanoğlu’nun yüreğine sağlık ve Tahsin Yılmaz’a rahmet dilerim.


Yaşar Kaya KIRMIZIYÜZ